İnsan Kaynakları Yazarları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İnsan Kaynakları Yazarları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Aralık 2016 Pazar

Karar Verme Yetkinliği Yönetim ve Yöneticilik İçin Neden Çok Önemlidir?

           Karar verme becerisi yönetim ve liderlik bakımından kuşkusuz çok önemli bir yetkinlik olma özelliğine sahip.
         Bununla beraber karar verme, liderlik ve yönetim rolünü temsil eden profesyonellerin diğer yetkinliklerini de doğrudan etkileyen konumunda, dolayısıyla amaç ve hedeflere ulaşmada güçlü bir tesire sahip.
       Özetle karar verme için; öncelikle çeşitli alternatifler üretme, sonrasında bu alternatiflerin birbirlerine olan avantaj veya dezavantajların değerlendirilebileceği platformlardan beslenerek nihai seçime varılması ve bu benimsemenin kararlılıkla uygulanması ise bu becerinin bileşenleri olarak karşımıza çıkıyor. 
          Karar Verme konusunda iktisadi.org sitesinde yayımlanan;   Karar Verme Yetkinliği Yönetim ve Yöneticilik İçin Neden Çok Önemlidir? başlıklı makaleme aşağıdaki linkten erişebilirsiniz.

           
          Keyifli okumalar dilerim.
          Paylaşmak sevgidir, berekettir.
          Nedim İleri 

7 Kasım 2016 Pazartesi

İK Blog Yazarları Çalıştayının Proje Çıktıları Bir Biri Ardına Oluşmaya Başladı

                Hepimizin bildiği üzere, Sosyal Sermaye her dönemde olduğu gibi, 21. y.y.  bilgi ve iletişim çağında da önemli bir etkiye sahip olup, Sosyal Sermaye'nin yapı taşları, harcı ve çimentosu ise;      Ağ’lar ve Norm’lar dan dan oluşmakta.
                Ali COŞKUN, Bendeniz Nedim İLERİ, Pınar ŞAHİN, Gökhan YILMAZ, Hülya MUTLU, Kamil KASACI, Kübra GÜLSEREN, Sibel KARAMARAŞ, Burcu ŞANLI, İlknur Gerdan SİYALAR, Yüksel ERDOĞAN, Ahmet ERYILMAZ, Burçin Şoray ERDAĞ, Duhan GEVRAN, Ali Cevat ÜNSAL, Ümmühan Ballı ÇAYIRCI, Hakan MADEN, İsmet BARUTÇUGİL, Dilay ÇETİNTAŞ, Efe KAYA, Serdar BARAN ve Melis Varan TİFTİKÇİ’ nin katılımlarıyla ve Bereket Döner’in  kıymetli sponsorluğunda Beşiktaş Barbaros Bulvarı Point Otelde 22 Ekim Cumartesi günü gün boyunca ekip olarak beraberce yürütülen ikbloggerlarıbeyinfırtınası projesi çalışmasının meyveleri de verimli şekilde ve  yine tüm ikblogger’lerinin (çalışmaya çeşitli sebeplerle katılamadıklarını ancak gönüllerinin orada olduğunu belirten veya mazeret belirtmeyip de yine buradan çıkan neticeleri paylaşan veya da hiç mazeret beyanı olmasa da tüm ik blog yazarlarının ve ik gönüllülerinin de sinerjileriyle) iyi niyetli yönelimleri, ortak emeklerinin, üretimlerinin neticesi olarak; ilk önce Ali Coşkun Bey’in önerisiyle katılımcıların e-posta listesini değerli proje fikri sahibi arkadaşımız Melis Varan TİFTİKÇİ’nin e-posta adreslerimize yolladığı bu iletişim listesi hepimize ulaştı.
                Bu gelişmenin ardından yine somut proje çıktıları da bir biri ardına oluşmaya başladı.

VE:
İK Bloggerları Tarafından Belirlenen ETİKLER.

* Özgürlük: Düşünce, üslup ve içerik özgürlüğüne saygı duyarız.
* Dürüstlük: Alıntı ve esinlenmeleri belirtiriz.
* Bağımsızlık: Blogger'lıktan çıkar gözetmeyiz.
* Nesnellik: Eleştirilerimizi gerekçeli ve tarafsız yaparız.
* Saygı: Cinsizyet, yaş, etnik köken, din, mezhep gibi farklılıkları zenginlik olarak görür, değer veririz.
* Yenilikçilik: Yenilikleri araştırır, öğrenir, geliştirir ve paylaşırız.

                Bu sinerjinin ve İK Yazarlarının iş birliği projelerinin sürmesi temennilerimle tekrar emeği geçen herkese Teşekkürler.
             Paylaşmak sevgidir, berekettir.

             Nedim İleri

31 Ekim 2016 Pazartesi

16 . Dünya İnsan Yönetimi Kongresi Notlarım


       Bir önceki yazımda Peryön Kongre 2016 konu başlıklarına değinmiş ve takip etmek istediğim konu seçimlerime yer vermiştim.
          Bu listeye tekrar baktığımızda;
-Liderlik Becerisinin Bilinmeyenleri.
-Yönetenlere Sorduk Gerçek Yönetici Kim?
-X ile Y Karşılaştığında.
-CEO'nun Aklındaki.
-Performans Zamanı.
-Çetin Zamanları Yönetmek.
-Yetenek Yönetimi Sorun mu,Çözüm mü?
-Gerçek Zamanlı Rota.
-Beyaz Gölge.
-Kültür.
            Gibi konu başlıklarını görüyoruz.     Ayrıca bu listede yer alan birbirinden değerli paylaşımlar dışında da takip ettiğimiz çok etkili konu ve konuşmacılar da bu listeye eklendi diyebilirim.      Öncelikle her yazımın final cümlesi olan ; Paylaşmak sevgidir, berekettir. Sloganımla  çok örtüşen bir paylaşıma  yer vermek istiyorum.
    
             İlk günün konuşmacılarından Judith Malika Liberman bir hikaye anlattı :
        Her yıl yapılan yılın en iyi mısır yetiştiricisi yarışması ve bu yarışmada  birinci olan yarışmacının birinciliğinin sırrının neye dayandığı.
                Bu konuya benzer bir anlatımı daha önce de bazı paylaşımlarda okumuştum.
         '' Ürün yetiştiricisi her yıl ürününü ekerken kendi iyi çekirdeğinden her iki tarafındaki komşularının tarlalarına da atıyor ve rüzgar bu çekirdekleri haliyle taşıyıp yine kendi tarlasıyla  buluşturuyordu.'' 
       Judith Malika Liberman hanım tarafından anlatılan bu hikaye paylaşımında ise; ürün yetiştiricisi iyi tohumunu komşularıyla paylaşıyor ve yine rüzgarın etkisiyle paylaştığı iyi tohumların kendi tarlasına taşındığını, olaylara geniş ve olumlu yaklaşıp , böylelikle de kendi ürününü  her yıl rekoltesi yüksek şekilde elde ettiğini vurguluyor.
          Hikaye tadında ve paylaşmanın iyiliği ve güzelliğini, zenginliğini hatırlatan, içinde barındırdığı mana bakımından da çok iyi ve etkileyici bir paylaşımdı.
    
      Burada yer vermek istediğim bir diğer konu ise; -Liderlik Becerisinin Bilinmeyenleri konulu sunumuyla Arthur F.Charmazzi' nin Liderlikle ilgili değindiği hususlar.
      Liderlik için  çevre önemli bir etkileşim faktörü. Temel olarak liderin grubun davranışları üzerinde etkileri vardır.
      Bazı sonuçlar iş değişse de devam ediyorsa; bu sorunların sizinle ilgili olduğunu bilmelisiniz. Sizin tepkiniz ve sonra tepkinizin tepkileri gelişir.
        Liderlik İnsanların başarılarını desteklemek ve oluşan başarıyı paylaşmaktır.
    Normalde hep aynı şeyleri algılıyoruz. Genellikle de hep zayıf yönlere odaklanma hatasını yapıyoruz. Oysa zayıf yönlere değil güçlü taraflara odaklanmalıyız. Başarı için kritik faktör: doğru odaklanma. Dolayısıyla lider başarısızlıklara değil başarılı yanlara bakabilmeli.     Bazen İnsanlar hatalarının farkında değildir. Onlara destek olmalısınız
    Aslında hepimizde liderlik vasıfları var ancak hangi iş hangi ortam ve kimlerle bunu paylaşabileceğimiz farklılıklar gösterir.       Mor,yeşil,kırmızı ve mavi beyinler: Mor çok bağlantılı, detaycı. Yeşil çok hata yapar, ancak hemen düzeltir. Kırmızı az hata yapar, iyi ortam tasarlayıcıdırlar. Mavi beyin duygusal hislerle yaklaşır, kimlik ve kültür füzyonu vardır. .      
         Genel olarak da, kişisel değerlerle o kurumun kültürünün uyumu başarıyı getirir.
       En iyi liderler o kurumun içinden çıkanlardır. Çünkü kurumun kendi kültürünün içinden ancak iyi liderler çıkarabilirsiniz.
          Kongre uluslararası nitelikte olunca elbette ilgi de çok fazlaydı. Yeni ufuk ve vizyonlara kapılar aralayan bu çalışmanın sağladığı geniş katılımlı buluşma ''İnsanları Buluşturmak Dünyayı Birleştirmektir'' sloganı ile oldukça örtüşüyordu diyebiliriz.  
           Şimdilik bu iki konuya yer vermek istedim. Emeği geçen herkese ve 16.Dünya İnsan Yönetimi Kongresine davetlerinden dolayı Peryön Yönetimine çok Teşekkür ederim.    
                Şeyma Hanım'ın kongreye ilişkin ankete katılma çağrısı da değerlendi.
                               
       Paylaşmak sevgidir, berekettir.
            Nedim İleri
            nedimileri.blogspot.com  



24 Ekim 2016 Pazartesi

Konuk Yazar Sibel KARAMARAŞ Kaleminden; İletişimin En Büyük Sorunu; Eksik Olması…

Sibel KARAMARAŞ Kimdir?



1986, Norveç doğumlu olan Sibel Karamaraş, Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olmuştur. Lisans eğitimi boyunca birçok psikolojik danışmanlık merkezi ve hastanenin yanı sıra özel sektörde de İnsan Kaynakları alanında çalışmış, ayrıca psikoloji öğrencilerinin İnsan Kaynakları alanında yer almasıyla ilgili özel çalışma gruplarında yer almıştır.

Lisans eğitimi sonrasında Johnson&Johnson ve Reckitt Beckiser firmalarının İnsan Kaynakları birimlerinde çalıştığı 4 sene boyunca temel insan kaynakları fonksiyonlarının yanı sıra süreçlerin geliştirilmesi ve iyileştirilmesi, çalışan bağlılığı, ödül ve takdir yönetimi gibi alanlarda görev almıştır.

Bilgi Üniversitesi Örgütsel Psikoloji yüksek lisans programını 2015 yılında bitiren Sibel Karamaraş, çalışanlarda duygusal emeğin etkileri ve iş tatmini gibi diğer işe bağlı faktörlerle olan etkileşimlerini incelediği ve 2014 Örgütsel Davranış Kongresi’nde de sunduğu tez çalışmasıyla mezun olmuştur.

Avita’da 2 yıl süren Ürün Müdürü pozisyonunda, Çalışan Destek Hizmetleri’nin geliştirilmesi ve iyileştirilmesinde rol almasından sonra 1 sene boyunca Örgütsel Psikolog olarak çalışmasına devam etmiş, aynı zamanda çok sayıda şirket için eğitim, seminer ve odak grup çalışması başta olmak üzere farklı projelerde yer almıştır. Şu an halen Avita’nın bazı projelerinde yer almakla birlikte esas işi olan ACT Gelişim Danışmanlığı şirketinde Danışman olarak çalışmaktadır.

Türk Psikologlar Derneği ve IODA Türkiye üyesidir. Yaklaşık 4 yıldır, ‘Çalışanın Pi Halleri’ adlı bloğunda çalışan psikolojisi ile ilgili yazılarını yayımlamaktadır. 

**********
Peryön Kongrede Sibel Karamaraş Hanımefendi ile; kendisinin projesi olan İK Bloggerlerinin En Çok Okunan Yazılarından derlenecek e-kitap hazırlıkları konusunda sohbet  ettik. Ben de kendisine Konuk Yazar davetinde bulundum. Sağ olsun hemen zaman ayırıp yazısını ulaştırdı.

İnsan Psikolojisi  ve özellikle de İletişim konulu bu paylaşımla kendilerine bloğumda yer vermek benim için oldukça sevindirici.

Sibel Hanıma çok Teşekkür ederim. 

**********
İLETIŞIMIN EN BÜYÜK SORUNU; EKSIK OLMASI…

Bir göz doktoruna gittiğinizi düşünün. Uzun bir taramadan sonra doktor masasının başına geçer ve sizdeki problemin ne olduğunu çok iyi anladığını söyler. Sonra kendi gözlüklerini çıkartır ve şöyle der: ‘Ben bu gözlüğü 10 senedir kullanıyorum ve çok faydasını gördüm. Artık bu gözlüğü sen kullan, sana da iyi gelecektir.’

Yüksek ihtimal bu göz doktoruna bir daha gitmeyiz. Hatta şaka mı yapıyor diye uzun bir süre bekleyebiliriz bile karşısında. Ama hayır, gayet ciddidir.

Bu hikayeyi Stephen Covey’in Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı adlı kitabında okumuştum – muhtemelen birebir aynısı değil, üzerinden çok zaman geçti ve ben kendimce biraz değiştirdim.

İletişimden bahsettiğimizde bu hikayeyi sürekli akılda tutmak önemli zira günlük yaşantımızda buna benzer çok şey yaşıyoruz ve aslında hiç de bu örnekteki gibi yadırgamıyoruz genelde.

Mesela eşimizle bir konuda kavga ediyoruz ve anlatıp rahatlamak adına en yakın arkadaşımızla bunu paylaşıyoruz. Arkadaşımızın da başından benzer (?) bir olay geçtiği için hemen kendisinin ne yaptığını ve nasıl işe yaradığını anlatmaya başlıyor. Ama bunu aslında daha bizim tam olarak nasıl hissettiğimizi bilmeden, öncesi ve sonrasındaki ince detayları öğrenmeden yapıyor ve sonra da buna empati diyor.

Bu şekilde eksik iletişim kuruyoruz farkında olmadan. Anlık iyi hissetmemizi sağlayabilir genelde, ama her daim ve uzun süreli etkili olup olmadığını sorgulamak gerekir.

İş yerlerinde de aynı problem yaşanıyor pek tabii.

Yöneticimizin özellikle psikolojik anlamda nasıl olduğumuzu bilmemizi istiyor ve eğer bir şekilde bir dönem kötü hissediyorsak gelip bizimle konuşmasını bekliyoruz. ‘Sonuçta yönetici, tabii ki de bizi gözlemleyecek ve bizi iyi görmediğinde gelip destek olmaya çalışacak’ diyoruz.

Ya da ‘Neden İK gelip bizimle bu konuyu konuşmuyor?’, ‘Hiç bizimle ilgilenmiyorlar.’, ‘Böyle bir süreçte niye kimse halimizi merak etmiyor?’ gibi sessiz haykırışlar…

Eğer gerçekten konuşmak istiyorsak (!), kendimizin bir adım atıp konuşabileceği ihtimalini hep göz ardı ediyoruz.

Kurumlarda etkili iletişim adı altında çok farklı uygulamalar yapılıyor; kimisi klasik sandviç modelini anlatmaya ve uygulamaya çalışıyor mesela. Kimisi bunu artık çok demode buluyor ve daha karizmatik görünen Johari’nin Penceresi konseptinden yola çıkmaya karar veriyor. Kimisi 3 sandalye methodunu uygulayarak iletişim tekniklerini öğretmeye çalışıyor. Hiçbirine yanlış diyemeyiz. Hiçbiri için ‘Bu işin tek doğrusu budur.’ da diyemeyiz.

Peki, daha sağlıklı bir iletişim için hiç mi öneri yok?

Ben biraz daha tersten bakarak çözmeye çalışıyorum bu problemi.


Düşündüğünüz, söylemek istediğiniz,
söylediğinizi sandığınız, söylediğiniz,
karşınızdakinin duymak istediği, duyduğu,
anlamak istediği, anladığını sandığı,
dolayısıyla insanlarının birbirini anlaması için bir çok ihtimal var.
Sylviane Herpin

Öncelikle – ve kesinlikle – şunu unutmamak lazım; bir şeyi öğrenmek, bilmek veya anlamak istiyorsak sormamız gerekiyor J Önce soru sormayı öğreneceğiz.

Doğru soruyu sormak için ise doğru dinlemek gerekiyor. Cevap vermek için değil, anlamak için dinlemek… Etkili dinlemenin temelinde öneri sunma, irdeleme, yorumlama ya da yargılama yoktur. Önce duymak, anlamak, yansıtmak ve sonrasında karşılık vermek vardır.


Etkin iletişimde bulunabilmek için hepimizin dünyayı farklı şekilde algıladığımızın ve bu algılamalarımızı diğerleriyle iletişimimizde rehber olarak kullandığımızın farkına varmalıyız.”
Anthony Robbins


Bunun sonrasında ise her şey çok daha rahat devam edebilir gibi geliyor bana.

Bunlar belki de hepimizin bildiği şeyler. Evet, zor bir konudan bahsetmiyoruz zaten burada. Sadece bazen basit şeyleri uygulamayı unutuyoruz bir şeyleri iyileştirmek isterken. Karmaşık methodlar uygulamaya çalışyoruz. Öğrenmek ve anlamak için en basit method olan soru sormayı unutuveriyoruz.

Ve ilişkileri işin içinden daha da çıkılamaz bir hale getiriyoruz.


Sevgiler…

Sibel KARAMARAŞ
Örgütsel Psikolog / Danışman





24 Kasım 2015 Salı

23. Peryön İnsan Yönetimi Kongre Notlarım

Peryön 23. İnsan Yönetimi Kongresine katılmak üzere bir gün önce Ankara’dan İstanbul’a gelmiştim. Pazartesi sabahı Beşiktaş’tan Haliç Kongre Merkezine yöneldim. Salona girerken ilk izlenimim bu yıl da Peryön kongreye ilginin ve dolayısıyla katılımın yüksek olduğuydu ve tabii hiç yanılmamışım.
Kayıt masasında işlem seri şekilde yapılmış ve ana salona doğru yol almıştım ki,  geçen yıl olduğu gibi bu sene de Adana’dan katılan İK Blog Yazarı  arkadaşımız Mutlu Canatar ilk karşılayandı. Geçen yıl ise yine değerli İK Blog Yazarı arkadaşımız Gökhan Yılmaz ile karşılamışlardı.
İnsan Kaynakları Blog Yazarı arkadaşlarımızın yoğun olarak bulunduğu stanttaki buluşma ve kaynaşma ise her zaman olduğu gibi çok neşeli ve coşkuluydu. Zaten iki arkadaş olarak girdiğimiz alanda bir anda onları geçen Bloggerlar ailesinde ilk Selamlaşmalarla beraber hemen herkes tarafından ilk kareler alınmaya ve bu keyifli buluşma kayda alınıp paylaşarak çoğaltılmağa başlandı.
Peryön Başkanı Sevilay Pezek Yangın Hanımın açılış konuşmasıyla kongre start verdi. Sevilay Hanım ‘’Değişen Dünyada İnsan Yönetimi’’ konulu paylaşımı yanında, Peryön’ün güncel çalışmaları konusunda da genel bir bilgilendirmede bulundu.
İlk konuşmacı İlber Ortaylı hocaydı. İlber hoca Osmanlı Dönemi Yönetici yetiştirme uygulamaları ve özellikle de Enderun Eğitimlerine ilişkin paylaşımlarda bulundu.
Aynı salonda ara vermeden Başarının Sırrı konulu sunumuyla Eczacıbaşı Topluluğu CEO’su Dr. Erdal Karamercan Duygusal Zekanın önemine değinen bir paylaşım gerçekleştirdi.
Erdal Bey,   duygularımızı yönetebiliyormuyuz? Başkalarının duygularını anlamaya çalışıp daha zengin bir bağ kurabiliyormuyuz? Sorularına karşılık görsel desteği yanında, örnek olay ve anekdotlara yer vererek hem konuyu tanıttı. Hem de etkisini yansıtmaya çalıştı.
Erdal Bey Duygusal Zeka konusunu iki temel başlıkta ele almak gerektiğini belirterek,
1-Bireysel açıdan:
-Duygularını tanımak ve yönetmek.
-Kendini harekete geçirmek(içsel motivasyon),
-Başkalarının duygularını anlamak (duygudaşlık, empati)
2-Toplumsal bakımdan,
-Sosyal analiz. 
-İlişkiileri yönetmek.
 Bu arada bu konunun önemini erken farketmiş olmak, şükretmemi ve iyi hissetmemi sağladı. En yeni paylaşımlarım özellikle duygusal zeka ve EQ’nun çok önemli bileşenlerinden olan sosyal zeka ve sosyal zekanın önemi ve etkilerine dönük çalışmalardan oluşuyor. Kısacası doğru yoğunlaşma alanı içinde olduğumu bu sunum bana bir kez daha düşündürdü. Bilişsel zeka sizi okuldan mezun eder, duygusal zeka ise hayattan. Sanırım bu tanımlamadan öte bir şey eklemeye gerek bulunmuyor.                                                 
 

            
Kahve arası yeni tanışma ve kaynaşmalara vesile olurken, Sakarya Üniversitesi İnsan Kaynakları Yönetimi Bölümünden tanıdığımız genç İKY adaylarının da kongrede temsil etmeleri bizler için bu yıl Peryon kongrenin çok güzel bir sürprizi oldu diyebilirim.  
Yeni Dünyada Eğitim konulu paylaşımı Türkcell Akademi Grup Başkanı Banu İşçi Sezen ve Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Ecmel Ayral’ın sunumuyla dinledik.
Türkcell Akademinin doğrudan CEO’ya bağlı olması durumu ise, kuşkusuz eğitimin önemine vakıf bir kurumsal yaklaşım. Bu arada Banu Hanıma bu güçlü eğitim organizasyonlarında bilgi ve beceri kazandırma veya geliştirme eğitimleri yanında; tutum iyileştirme ve geliştirmeye yönelik (etik,mobbing vb.) eğitimlerinin bulunup bulunmadığına ilişkin sorumla da umarım bir nebze zenginlik oluşmuştur.
İyiden Mükemmele Gitmenin Yolu: Yetenek Havuzuna Daha Fazla ‘’İlk Kademe Yönetici’’ konulu sunumuyla Kevin Cook’u dinledik. İş yaşamında delagasyonun yeri ve önemine atıf yapan Cook, ilk kademe yöneticilerin operasyonel süreçlerde daha aktif olduklarını, dolayısıyla üretimin başlangıç noktası ve temelini oluşturduklarını belirterek, hizmet döngüsünün sağlıklı kurulması ve işlemesinin bu noktadan hareket ettiğini belirtti. Bununla beraber müşteriye doğrudan hitap eden ve ilk iletişimin köprüsü durumunda olan ilk kademe yöneticilerin desteklenmesi, geliştirilmelerinin işletmelerin de gelişimlerini olumlu etkileyeceğini vurguladı.
Çalışanını Tanı: Segmantasyon Konsepti konulu paylaşmmda ise Towers Watson Türkiye Yetenek Yönetimi Danışmanı İrem Yelkenci.
Bu sunumu dinlerken Acar Baltaş’ın ‘’Türk Kültüründe Yönetmek ‘’  adlı kitabında yer verdiği Bahçevan Yaklaşımı aklıma geldi. Yani her bir bireyin kendine münhasır bir değer olduğu ve bu bireyin öncelikle özgün olarak tanınması ve bireysel beklentileri, ilgileri ve özelliklerine dayalı bir değerlendirme yapılması ve yaklaşım sergilenmesi..  
İşte Mutluluk-Başarının Sırrı: Mutluluk Müdürü Woohoo İnc Kurucu Başkanı Yazar Alexander Kjerulf;
Özel yaşantımızdan daha çok zamanımızın geçtiği iş ortamına el birliğiyle değer katmak ve oluşan bu değerden hep birlikte faydalanmak.
Sen Olmadan Olmaz  Metro Toptancı Market Türkiye Genel Müdürü Kubilay Özerkan ;
Oldukça duygu dolu bir paylaşımdı, hele video kapandığında tüm salonda bulunanlar  gözyaşlarını gizleyemediler. 
Şirket Ömrünü Uzatmanın ‘’10 Katlı ‘’ Tarifi Bağlılık Piramidi Motivasyon Konuşmacısı Yazar David Zinger;

Yılda bir çalışan memnuniyeti ölçülemez. Çünkü bu durum sürekli değişir, dolayısıyla gözlem sürekli yapılmalı ve mutlaka sahici olmalı. Bir de bu ölçüm sonuçlarına mutlaka bir tepki verilmeli.


 
         En İyi Takım Bizim Olsun! Günümüzde Yetenek Yönetimi Evrim Kuran Moderatörlüğünde Berna Öztınaz ve Ufku Akaltan:
İK’gerek yerel, gerekse global güncesi kuşkusuz Yetenek Yönetimi. Bu manada da öncelikle yetenekleri çekmek ve uygun iklim sunarak organizasyonlarda devamlarını sağlamak ortak görüş. Ayrıca bu konuda her kademe yöneticilere önemli sorumluluklar düşüyor.
Girişimcilik Bağlılık ve Liderlikte Fark Yaratmak Murat Yeşildere Modaretörlüğünde Yiğit Oğuz Duman ve Nevzat Aydın :
Bir şeyi hobi olsun farklı yapmak, adayları bir adım öne çıkarıyor.(Nevzat Aydın)
Kendimden çok daha deneyimli İnsanlarla aynı organizasyonlarda yer almak,daha çok çalışmaya yöneltti.Böylelikle kısa sürede daha çok deneyim kazandım.(Yiğit Oğuz Duman) 
Umut Bulaşıcı Olsun Özge Uzun Moderatörlüğünde Hande Yaşargil, Hakan Ateş ve Mert Fırat;
Bir arada yaşam sürdürmeye dair her biri ayrı ayrı değerli deneyim paylaşımlarıydı. Sanatçı Mert Fırat’ın ihtiyaç haritasını ise bilmeyenler fark etti, duyanlar da daha fazla detay öğrendi.
                                                                                         
                                  
  Peryön 2015 İK Bloggerlar Yarışması finalistleri Merdiye Eker ve Ali Cevat Ünsal ile bu yılın birincisi Ezgi Feda’ya Tebrikler.
 Kongre davetlerinden dolayı Genel Sekreter Özlem Helvacı Hanım ve Tüm Peryön Yönetimine çok Teşekkürler.
  Paylaşmak sevgidir, berekettir.
  Nedim İleri