10 Temmuz 2016 Pazar

İletişimin rengi ve yakası olur mu?



         İletişim her daim önemini hissettirmiş ve bugün 21.yy çağında ise, deyim yerindeyse bu döneme ismini vermiş bir konu.
         Bununla beraber iletişimin en özel tarafı çift yönlü bir yapısının bulunması. Dolayısıyla bu özellik iletişim kavramını iş hayatında olsun, özel yaşam alanında olsun İnsan İlişkilerine taşımış ve neticesinde İnsan İlişkileri Yönetimi ile bütünleşmiş bir olgu.
       İletişimin çift yönlü olduğu ve başarılı şekilde kurulmasının bu işin, her iki tarafında bulunan İnsanların ortak sorumluluğunda gerçekleşeceğine vurgu yapan ve bugün Milliyet Blog'da yayımlanan    İletişimin rengi ve yakası olur mu? başlıklı yazıma linki takip ederek erişebilirsiniz.
          Keyifli okumalar dilerim.
          Paylaşmak sevgidir,berekettir.
          Nedim İleri

8 Temmuz 2016 Cuma

CV Hazırlarken Nelere Dikkat Etmeliyiz?


       
         CV adaylar için kendilerini anlatma,ifade etme ve tanıtmaları bakımından iş başvurusu yapacakları işletmeye yollayacakları elçileri özelliği taşımaktadır.Dolayısıyla bu yönelimin başarıyla sonuçlanması açısından çok kıymetli bir araç,bir köprü olarak görülmeli.
         İş arayışında bulunan yeni mezunlar veya çeşitli sebeplerle başka işletmelere,kurumlara  geçiş yapmayı düşünen adaylar  için ilk bağlantı CV aracılığıyla kurulmakta iken, CV içinde de ilk bağlantı aracı durumunda bu  formda kullanacakları fotoğraflarının olacağı kuşkusuz.
         Bu konulardaki görüşlerimin yer aldığı ve iktisadi.org sitesinde yayımlanan CV Hazırlarken Nelere Dikkat Etmeliyiz? başlıklı  yazıma aşağıdaki linkten erişebilirsiniz.
     http://www.iktisadi.org/cv-hazirlarken-nelere-dikkat-etmeliyiz.html
       
        Keyifli okumalar dilerim.
        Paylaşmak sevgidir,berekettir.
        Nedim İleri
       

4 Temmuz 2016 Pazartesi

Yönetimde Üçüncü Göz Yaklaşımı veya Kırık Cam Teorisi Üzerine Düşündük Mü?




      Yönetimde etkililik için kuşkusuz öncelikle ölçmek ve elde edilen verileri analiz edip durumu doğru değerlendirebilmek en çok ihtiyaç duyulacak husus.Çıkarımlar olabildiğince sağlıklı olunca da ihtiyaç duyulan çözüm yolları içinden en avantajlı olanı belirleyip karar vermek ve gerekli revizyonları yapıp,önlemleri uygulamak,böylelikle işletmenin amacı ve hedefleri istikametinde yolculuğu sıhhatli,etkili,verimli şekilde sürdürebilmek her organizasyonun değişmez Stratejisi iken,bu yolculukta kat edilen mesafeyi olsun,bulunduğumuz noktadaki durumumuzu olsun tamamen kendi gözümüzden kestirebilmemiz ve doğru görebilmemiz ne yazık ki tamamen mümkün olamıyor.
      Durum değerlendirmesi ve bu okumanın sağlıklı olması bakımından zaman zaman başkalarının  gözünden nasıl göründüğümüze de bakmamız çok önemli.Bize bu manada katkı sunacak imkanların ise, çoğu kez  müşterilerimiz ve iş görenlerin eleştiri ve yakınmalarında saklı olacağını unutmamalıyız.Bu manada tüm bildirimleri bir fırsat gibi değerlendirebilmeliyiz.İşletmenin kendi içinde bu kapsamda kendisine ayna göreviyle bakacak üçüncü göz  birimlerini oluşturup bu birimlerden alacağı enformasyon ve geri bildirimleri de çok iyi değerlendirip işleyişini sürekli güçlü kılacağı bu yaklaşımın hipotezi.
       Dolayısıyla işletmemiz veya iştigal ettiğimiz sektör bazında oluşan eleştirel değerlendirmelere de bu gözle bakabilmeliyiz.Bu arada işletmelerin imkanları dahilinde kendilerini anlatmaya ve ifade etmeye dönük araçlar(kurumsal tv,dergi,bülten vb.)ı da mevcut ise, bu araçlar da iyi kullanmalı ve bu iletişim araçları sadece bir maliyet unsuru olarak görülmemeli.Sizin kendinizi misyon ve vizyonunuzu,değerlerinizi  anlatmanız,iç ve dış paydaşlara kendi sesinizle paylaşmanız bu manada anahtar noktalardan.
        
         Konuya ilişkin detayları ekonomidunya.com da bugün yayımlanan ve linki aşağıda yer alan 
  Yönetimde Üçüncü Göz Yaklaşımı veya Kırık Cam Teorisi Üzerine Hiç Düşündük Mü? başlıklı yazımda bulabilirsiniz.
         Keyifli okumalar dilerim.

       Paylaşmak sevgidir.berekettir.
       Nedim İleri

Kaynakça;
Kobi Doktoru, ATEŞ M. Rauf, Hayat Yayıncılık, İstanbul 2008 
  

4 Haziran 2016 Cumartesi

Etik nedir ve etik değerler nelerdir?

   
                  İnsan Kaynakları konusunda çalışmaları bulunan tüm arkadaşlar gibi,Etik ve Etik İlkeleri benim de eğitmeni bulunmaktan ayrı mutluluk duyduğum bir alan.
                  Etik haftasını kutladığımız 23- 27 Mayıs tarihlerinde Etik Davranış İlkeleri üzerine Seminer çalışmalarında hem Eğitimci hem de Katılımcı olarak  yer alıp paylaşımda bulunmak ve yeni bilgiler edinmek benim için çok anlamlıydı.
                  Etik haftasını bu etkinliklerle değerlendirmiş iken ,bir yazı ile de zenginleştirmek istedim. Milliyet  Blog'da yayımlanan;  Etik nedir ve etik değerler nelerdir?Başlıklı yazıma aşağıdaki linkten erişebilirsiniz.
                http://blog.milliyet.com.tr/etik-nedir-ve-etik-degerler-nelerdir-/Blog/?BlogNo=533057

                  Keyifli okumalar dilerim.
                  Paylaşmak sevgidir,berekettir.
                  Nedim İleri

19 Mayıs 2016 Perşembe

İnsan Kaynakları Yönetiminde de En Önemli Sermaye Güçlü İletişim Değil Mi?



            İletişim ve  dolayısıyla etkili iletişim becerilerinin, hem yetenek hem de beceri tarafı olmakla beraber her daim hepimiz için en önemli ihtiyaçlar arasında yerini koruyor.
             Bu hafta iki farklı organizasyonla bu konuya yönelik verimli seminerler gerçekleştirdik. 
            Etkili İletişim ve İnsan İlişkileri Yönetimi konusundaki ''İnsan Kaynakları Yönetiminde de En Önemli Sermaye Güçlü İletişim Değil Mi? '' başlıklı yeni yazıma aşağıdaki linkten erişebilirsiniz.
         
           http://industryolog.com/iletisim-deyince-ne-anlariz/

          Keyifli okumalar dilerim.
          Paylaşmak sevgidir,berekettir. 
          Nedim İleri

16 Mayıs 2016 Pazartesi

İnsan Kaynağı Güçlensin ki Projelerimiz Rafta Kalmasın




               İnsan Kaynakları Yönetimi Dergisi 1.İnsan Kaynakları Zirvesinde konuşmacılar arasında bulunmak ve bu deneyimi  kazanmak çok  mutluluk vericiydi.
                                                                                                   



                  Katıldığım İK Zirvelerinin notlarını paylaşmak da İK Blog Yazarlarının hepsi gibi benim de önemsediğim bir gelenek diyebilirim.
                   İK Zirvesinde  Konuşmacı deneyimi sonrası paylaşımda bulunmak elbette daha da keyifli ve anlamlı.
            Öncelikle bu zirveye davetleri ve örnek ev sahiplikleri  için BEKAD ve İKY Dergisi yetkililerine çok Teşekkür ederim.
                    Zirve süresince çok değerli arkadaşlar edindik,organizasyon temsilcileri olsun, katılımcı ve konuşmacılar olsun hepsi bu zirve aracılığıyla iş ve yönetim alanında yeni düşünceler ve yaklaşımlar için  ilgiliydiler.
                 İyi niyet ve emekle yoğrulan her çalışma gibi bu etkinlik de amacına ve hedeflerine erişme konusunda kuşkusuz doğru istikamet yolunu aldı.
                     Zirve programına gelince;

  
                         


Konular
Kamuda İnsan Kaynakları Yönetimi
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu
Beden Dili ve İletişimdeki Yeri
Kamuda Eğitim İhtiyaç Analizi
Zaman Yönetimi
Bütünsel Sağlık,İyilik ve Mutluluğa Ulaşma Teknikleri
İnsan Kaynağı Güçlensin ki Projelerimiz Rafta Kalmasın
Engelli Çalışanlar ve Hakları

Konuşmacı Kadrosu
Erkan KARAARSLAN – Kamu Hukuku Uzmanı
Uğur SÖKMEN – Maliye Bakanlığı Personel Daire Başkanı
Prof.Dr.Zeyyat SABUNCUOĞLU – Uludağ Üniversitesi İ.İ.B.F.
Dr. Umut KÖKSAL – UK Eğitim ve Danışmanlık Kurucusu
Dinçer BARUTÇUGİL – İnsan Kaynakları ve Eğitim Direktörü
Nihal ARAPTARLI – Uzman Psikolog
Nedim İLERİ – İnsan Kaynakları Gelişim Derneği
Çiçek AKYOL – Haberlerankara.com Köşe Yazarı


          Zirvede iki gün süresince her biri ayrı ayrı deneyim sahibi çok değerli konuşmacı arkadaşlarımız tarafından yukarıda yer alan önemli konu başlıklarında kıymetli paylaşımlar ve katkılar gerçekleştirildi.
         Benim konum ise; İnsan Kaynağı Güçlensin ki Projelerimiz Rafta Kalmasın başlığında olmakla,bu başlık altında ; İşletmelerde ve Kurumlarda Amaç ve Hedeflerin ulaşılabilir olması açısından ,kritik eşik değerinde olan dış çevre uyumunun sürekli olarak sağlanıp,beklenmeyen değişimlerin kontrol altına alınması ile yönetilebilmesi bakımından, öncelikle bu çalışmaları planlayacak,gerçekleştirecek,rekabet  üstünlüğü sağlayacak çalışmalara imza atacak Güçlü İnsan Kaynakları'na ihtiyaç duyulacağına ilişkin bir paylaşımdı.
           Bu konuyu yönelik olarak oluşturduğum yazıma ise aşağıdaki linkten erişip okuyabilirsiniz.


          Keyifli okumalar dilerim.
          Paylaşmak sevgidir,berekettir.
          Nedim İleri   



17 Nisan 2016 Pazar

İş Görüşmesinde En Kullanılmayacak Söz Sizce Nedir?

                                                    

         Belli ki bir iş görüşmesi yapılıyor. Gelen seslerden bunu öngörmek hiç de zor değil. Diyalog şöyle gelişiyor;

        - Benim için başka işler de olur! İlla şoför olmayı düşünmüyorum.
        - Anladım arkadaşım. Biz sizi daha sonra ararız!

        Diyalog bu. Tabi ki ne var burada gayet doğal bir görüşme cümleleri bunlar denilebilir. Bence bu görüşmenin evet iki cümleden kurulu gibi görülmekle beraber, sayfalara sığmaz manaları içinde barındıran bir tarafı da var diyebilirim.
        İlk olarak belli ki açık pozisyon sürücü-şoför ve bu görüşme sürücü-şoför adaylarına yönelik bir çağrı. Aday ise bu işi çok sevmiyor veya kendini bu konuda yeterli görmüyor olacak, buradan başka kapılara yönelmek istiyor belki.
        İş görüşmesinin artık işin uzmanı bile olmaya gerek kalmadan belli başlı bilinen yanları var. Nedir bunlar diyecek olursak.
  1. İş görüşmesinde dikkat edilecek husus (özenle uygulanacak tavırlar, sergilenecek tutum ve davranışlar) lar.
  2. İş görüşmesinde uzak durulacak davranış (asla yapılmayacaklar) lar.
        Bu iki önemli başlıktaki görüşlerime zaman zaman makale ve yazılarımda yer verip paylaşmaya çalıştım. Blog sayfamda bu başlıklara yönelik sorgu oluşturulduğunda bu konulardaki yazılarıma ve düşüncelerime erişmek mümkün.
        Tekrar yazı konusuna dönecek olursak, aday için iş görüşmesinde asla asla yapılmayacak davranışlar, sergilenmeyecek tutumlar mülakatın başvuru sahibi adına mihenk taşlarıdır.
        Mülakat sırasında asla yapılmayacakların ilk sırasında ise; adayın güven veren (sosyal imajı),imajının tam tersine bu işi istemek konusundaki kararsızlığıdır.
        Bir de mülakat görüşmesi sonucu olumsuz bile olsa kısa bir metinle cevap yazısı yazılmasının yerinde, doğru, olumlu bir davranış ve işletme için kazanımları olacak diye söylerim.
        Ancak bu tarz bir yaklaşıma sahipken görüşmeye gelen aday konusu benim için de istisna elbette. Bu tutuma sahip aday için işletmeler ve dolayısıyla İK veya İşe Alım Uzmanları zamanlarını tasarruf etme tasarrufunu gösterebileceklerdir.
        Özetle; işe alım tarafı açık pozisyonun gereklerini doğru çözümlemeye ve en öncelikle de adayın seçiminde ilk kriter olarak adayın bu işi istemede kararlığı ile eşleştirmeleri oldukça yerinde takdir görülmekle,
        Ben bu işi istiyorum diyemeyen ve bu kararlılığı sergilemekten uzak kalan adayın ise, geri dönüş beklemesi bile yersiz bir beklenti olacaktır.
        İş görüşmesinde adayın (açık pozisyon alanında yeterli donanı sahibi olmakla beraber)  amacı ve hedefi şu eksende olmalıdır:
  • Ben bu işi yaparım ve bu işi yapmak istiyorum .
  • Bu şans bana verilirse ben bu işi iyi ve hatta çok iyi yapacağıma inanıyorum.
                Paylaşmak sevgidir, berekettir.
                Nedim İleri